Devlet Bahçeli’den KPSS ve Balıklı Rum Hastanesi yangını için flaş davet!

Devlet Bahçeli KPSS’deki aynı sual skandalı ve Balıklı Rum Hastanesi yangını için çarpıcı açıklamalar yapmış oldu. KPSS”de 20 suali yanıtlayanların tek tek tespitini istedi. Balıklı Rum Hastanesi için de kundaklama şüphesini dile getirdi.

Abone ol

MHP lideri Devlet Bahçeli gündeme ilişkin mühim açıklamalar yapmış oldu. Bahçeli KPSS ve Balıklı Rum Hastanesi yangını mevzusunda çağrıda bulunmuş oldu. Bahçeli’nin açıklamalarının satır başları şu şekilde:

Türkiye bölgesel liderlik pozisyonunu tahkim ve takviye ettikçe, küresel aktörlük mevkiinde sivrilip adından ve etken adımlarından bahsettirdikçe karanlık odaklar, kaotik oluşumlar, kargaşaya bel bağlamış onursuzlar anında karşı harekete geçmektedir.

Bu kapsamda karşımızda belirginleşen sebep-sonuç zincirinin halkaları berrak bir halde ortadadır.

Her müstesna ilerleyiş gecikmeden menfur ve menhus bir tertiple baskı altına alınmaya, daha doğru bir ifadeyle üstü karalanmaya çalışılmaktadır. 

Ne vakit ülkemiz atağa ve ayağa kalksa, bunu hazmedemeyen çevreler değişik bir alanda kriz üretip toplumsal hassasiyetleri kaşıyarak devlet-millet dayanışmasını zedelemenin arayışına girmektedir.

Parlak gelişimleri eşzamanlı takip eden müessif ve münasebetsiz olayların iç yüzüne ışıklar salındığında ortaya dökülen hiçbir probleminin zamanlama açısından tesadüfi olmadığı anlaşılacaktır.

Türkiye’nin önünü kesmek için kuyruğa girenlerin bununla beraber sulh, refah ve istikrar vasatını çökertmek için fırsat kollayan, hava koklayan, zemin yoklayan iç ve dış mihraklardan teşekkül eden bir yıkım lobisi halinde devreye girdikleri son aşama açıktır.

Bilhassa son aylarda bölgesel ve küresel mesele başlıklarına pozitif ve yapıcı şekilde müdahalede bulunan, daha önemlisi sözü dinlenen ve etkili sonuçlar alan Türkiye’nin birbirine eklemlenmiş, kurgusu ve kumandası kuyumcu titizliğiyle yapılmış sabotajlara maruz kalması dikkatli hiçbir gözden kaçmamıştır.

NATO Madrid Zirvesi’yle süregelen, Astana formatında gerçekleşen Tahran Zirvesi’yle pekişen, Tahıl Koridoru açılmasını temin eden anlaşmayla derinleşen sağlam, sıhhatli ve sağduyulu atılımlar ülkemize yönelik husumetin dalga boyunu da arttırmıştır.

Dar gelirli insanlarımızı rahatlatacak ucuz konut inşa sonucu ile gelir arttırıcı hamleler, enflasyona karşı etkili mücadeleler; yatırım, ihracat ve üretim seferberliğindeki göz dolduran gelişmeler, bunun yanında bölücü terör örgütüne isabet kaydeden zincirleme operasyonlar normal olarak iç ve dış işgal cephesinin uykularını kaçırmış, telaşa kapılmalarına niçin olmuştur.

Sırtını dayadığı görkemli iradeyi, tarihsel haklarını, egemenlik vasfını inancıyla, cesaretiyle ve iddialarıyla sergileyen bir ülke gerçeği tıpkı dev benzer biçimde doğrulmuştur.

30 Temmuz 2022 tarihinde Ankara’da; Türkmen-Alevi Bektaşi Vakfı’na, Şah-ı Merdan Kültür Evleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği ile Ana Fatma Cemevi’ne meydana getirilen alçak saldırılar Türkiye’nin yaşam damarlarına neşter vurma çabasından başka bir şey değildir.

Cemevi’ne ve Alevi İslam inancına haiz kardeşlerimize meydana getirilen hain ve hasmane eylemler belli merkezlerden provoke edilen Türk, Türkiye ve İslam düşmanlığıdır.

İçinden geçtiğimiz vakit diliminin tüm iyimser ve olumlu ortamı dikkate alındığında Cemevisaldırganlığının bir meczubun, mendebur bir suçlunun gelişigüzel bir fiili olmayacağı belirgin olarak görülecektir.

Ajanlarının tasmasını çıkarıp üzerimize salanlarla çetin bir hesaplaşma ulusal ve içsel bir mesuliyet olarak omuzlarımızdadır.

Bu şekilde de kalmayıp geçtiğimiz hafta sonu meydana getirilen KPSS sınavıyla ilgili şaibelerin somutlaşması ve bir yayınevinin hazırladığı kontrol kitapçığında bulunan 20 probleminin aynısıyla sözü edilen KPSS sınavında sorulması da pek fazlaca münakaşaya yol açmıştır.

Adli ve yönetimsel tasarruflarla meselenin üstüne gidilmesi normal olarak yerindedir, fakat kafi değildir.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türkiye’yi hedef alan kuşkulu vakalarla ilgili görüş ve önerileri bellidir, berraktır ve tutarlıdır.

İlk olarak, Cemevi saldırısıyla KPSS skandalının fazlaca yönlü araştırılmasının yanında, Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi’nde çıkan yangının kundaklama olup olmadığı mutlak surette açıklığa kavuşturulmalıdır.

İkinci olarak, KPSS sınavında çıkan ve bir yayınevinin kontrol kitapçığında sorulmuş olduğu anlaşılan 20 soruya kimlerin tam ve eksiksiz doğru yanıt verdiği tespit edilmeli, bu şahıslarla ilgili araştırma de acilen yapılmalıdır.

Eğer ilgili yayıneviyle bahse mevzu soruların hepsine doğru cevaplar verenler içinde makul bağ ve bağlantı bulunursa, bunların alayı birden isim isimafişe edilmeli, en ağır cezaya çarptırılmalıdır.

Hiçbir evladımızın haklarının gaspına sessiz durmayacağımız, emeklerinin ve ümitlerinin heba edilmesine izleyici kalmayacağımız fazlaca iyi bilinmelidir.

Ukrayna’nın Odessa Liman’ından demir alan tahıl yüklü bir geminin Türkiye’ye intikalinin hitamında ülkemizden Lübnan’a doğru hareket etmiş olduğu bir zamanda dikkatlerin başka yöne çekilme gayreti ve ülkemizi karışıklığa sürükleme teşebbüsü iğrenç bir kumpastır.

Ulusal başarılarımızı gölgelemek ve zillet ittifakının eline istismar malzemesi vermek için planlı ve programlı zehirli bir süreç tedavüldedir.

Üçüncü olarak, bazı medya organlarında partimizi töhmet altında bırakmak, hatta itham ve iftirayla kendi tribünlerine sempatik görünmek için çırpınan artist bozuntularıyla ahlaksız yorumcuların haddini aştıkları da görülmektedir.

Kimin taşeronu, kimlerin teşrifatçısı, kimlerin tandansı altında olduğu azca fazlaca belli olan “Şimşek” soyisimli çakaralmaz ve ateşi sönmüş mahlukun aklını başına alması bilhassa ikazımdır.

Bu şekilde ucubeleri manidar bir dönemde ekranlara çıkarıp partimize ve Cumhur İttifakı’na söz ettirenler de ağır sorumluluktan kurtulamayacaktır.

Türkiye operasyon çekilecek, zillete düşenlerin elinde un küçük olacak bir ülke değildir.

KPSS sınavının iptali ve tekrardan yapılması mecburi bir tercih olarak ele alınmış olsa bile, bu tedbirin getireceği bazı açmazlarla muhatap kalınacağı da unutulmamalıdır.

Türkiye kesin ve kahramanca yürüyüşünden vazgeçmeyecektir.

Cumhur İttifak’ını suçlama ve suçlu gösterme ayıbına ortak olanlar ahlaksızlığın köşe taşlarıdır ve bedelini ödeyeceklerdir.

Aziz milletimizin huzuruyla ve umuduyla oynama cüretinde olanlar ise muhakkak surette pişman edilecektir.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.